MHP çatısı altında Devlet Bahçeli’ye kazan kaldırdıkları dönemde her biri Genel Başkan Adayı dört isimdiler. Meral Akşener, Koray Aydın, Ümit Özdağ ve Sinan Oğan. Adı o güne kadar çok da göze batmayan Gemerek ilçesinde görev yapan bir hakimin, MHP’nin olağanüstü kongre kararını iptal etmesinin ardından hem Türk siyasetinin hem de dört genel başkan adayının kaderi bambaşka bir yola yöneldi. Sinan Oğan’ın koptuğu dörtlüden Akşener, Aydın ve Özdağ yeni bir partinin inşasına başlamış ve ortaya İYİ Parti çıkmıştı.

İlk günlerde ilgi bombardımanı…

Mağdurdular, mazlumdular ve en önemlisi ülke siyasetine yeni bir soluk olma anlamında kararlıydılar. Toplumun her kanadından destek buldular, artık bütün gözler üzerlerindeydi. Meral Akşener bu süreçte ‘eşitler arasında birinci’ görünümünde Genel Başkanlık koltuğuna oturmuş, Koray Aydın teşkilatların tepesine yerleşerek partinin iki numarası olmuş, Ümit Özdağ partinin en güçlü figürlerinden biri olarak vitrinde yerini almıştı. Sancılı başlayan kuruluş sürecinde İYİ Parti ilk kritik yol ayrımına 2018 seçimleri öncesi geldi. Ya seçime giremeyeceklerdi ya da bir partiden transfer yapacaklardı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu devreye girdi, 15 vekil hülle yoluyla İYİ Parti’ye transfer oldu, hem CHP ve İYİ Parti hem de Meral Akşener ve Kemal Kılıçdaroğlu arasında yaklaşık 5 yıl sürecek bir işbirliği başlamış oldu.

14 ve 28 Mayıs sonrası herkes kendi yoluna…

Altılı Masa sürecinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda önce masadan kalkan, ardından kamuoyunun baskısıyla istemeye istemeye masaya geri dönüş yapan Meral Akşener kaybedilen seçim sonrası bu kez çok daha radikal bir adım atmaya karar verdi. İYİ Parti seçimlere ‘hür ve bağımsız’ girecek Türkiye’nin her seçim bölgesinde kendi adayıyla yarışa katılacaktı. Özellikle İstanbul ve Ankara’da Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a karşı aday çıkartma girişimi partide önlenemeyen bir eriyişe zemin hazırladı. Kuşkusuz çok daha önce partiden kopup Zafer Partisi’yle siyasette ‘ben de varım’ diyen Ümit Özdağ’ın, CHP’yle gereğinden fazla iç içe girmiş görüntüsü veren İYİ Parti tabanından oy çalabileceği endişesi de Akşener’i ‘hür ve müstakil’ davranmaya iten nedenlerden biriydi. Ancak kesin olan, Meral Akşener kendi koltuğunun geleceğini riske atacak bir adım atmış ve gemileri 31 Mart sandık sonuçlarına göre yakabileceğini göstermişti.

Ümit Özlale ve Buğra Kavuncu….

Ne Tunç Soyer, ne Cemil Tugay! Bir araya gelmiyorlar! Tesadüf mü? Kırgınlık mı? Ne Tunç Soyer, ne Cemil Tugay! Bir araya gelmiyorlar! Tesadüf mü? Kırgınlık mı?

Meral Akşener’in İYİ Parti açısından kabul edilemez bir sonuca imza atması halinde 1 Nisan tarihinden itibaren tıpkı daha önce 2018 seçimlerinden sonra yaptığı gibi evine çekilmesi hiç de uzak bir ihtimal değil. Akşener sonrasında genel başkanlık yarışı  içinde olma hedefi güdenler İYİ Parti’nin İstanbul Büyükşehir adayı Buğra Kavuncu ve İzmir Büyükşehir adayı Ümit Özlale.

Her iki adayın da hedefi seçimi kazanmaktan çok 1 Nisan sonrası Genel Başkanlık yarışında söz sahibi olabilecekleri oranda oy yüzdesine ulaşabilmek. Ancak partinin iki ağır topu olan Koray Aydın ve Müsavat Dervişoğlu’nun kafasındaki isim ne Kavuncu ne de Özlale.

Perde arkasında tutulan isim Yavuz Ağıralioğlu…

Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına ilk tepkiyi veren isim olarak dikkati çeken Yavuz Ağıralioğlu partiden istifa ederek köşesine çekilmiş, bir yandan da yeni bir parti kurabileceği sinyallerini vermişti. İYİ Parti kulislerinde Müsavat Dervişoğlu ve Koray Aydın’ın Akşener sonrası İYİ Parti’de ondan boşalacak koltuk için Yavuz Ağıralioğlu’nu düşündüğü dile getiriliyor. Ağıralioğlu'nun parti kurma çabalarını 31 Mart seçimleri sonrasına ertelemesinin de bu bu plana sıcak bakmasından kaynaklandığı olarak yorumlanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi