Kör Olasın Demiyorum!

Abone Ol

Hasan Hüseyin Korkmazgil “Acıyı bal eyledik” şiirinde yalvarmaz, uyarır:

“Kör olasın demiyorum
Kor olma da gör beni, gör beni…”

Biz de bugün aynı şeyi söylüyoruz.
Ama artık muhatap şairin dediğini bile anlayamayacak kadar uzak.

Çünkü bu ülkede kör olan halk değil.
Kör edilen kurumlar.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun gözü yok.
Olan göz de iktidar talimatıyla kapalı.
Aynı zamanda yöneticilerinin vicdanı da yok.

Peynirin etiketini görmüyor.
Zeytinin fiyatını bilmiyor.
Ekmeğin gramajını,
sütün litresini,
etin kilosunu, yediğimiz, içtiğimiz hiç bir gıdanın etiket fiyatlarını bilerek görmüyor.

Çünkü görürse,
yoksulluğu kabul etmek zorunda kalacak.
Kabul ederse,
iktidarın “başarı masalını” çöpe atacak.

Bakın size tek bir rakam söyleyeyim;
gerisi laf.

En ağır, en riskli, en yıpratıcı kamu görevlerinden birini yapan zabıtanın günlük yemek bedeli: 138 lira 78 kuruş.
Devlet bu parayı layık görmüş.

Bu para ile bugün:
– Bir çorba içilemiyor.
– Bir tost alınamıyor.
– Bir öğün yemek yenemiyor.

Ama TÜİK’e göre memur “geçiniyor”.
Enflasyon “düşüyor”.
Hayat “normalleşiyor”.

Oysa acı gerçekleri haykırmak zorundayız:
Bu ülkede memur aç.
Bu ülkede emekli hayatta kalmaya çalışıyor.
Bu ülkede asgari ücretli ayın ortasını göremiyor.

Ama iktidar hala rakamlarla konuşuyor.
Çünkü rakamlar itiraz etmiyor.
Rakamlar oy kullanmıyor.
Rakamlar sokağa çıkmıyor.

İktidarın korkusu halk değil.
Gerçek.

Bu yüzden TÜİK gerçeği ölçmüyor,
örtüyor.
Bu yüzden istatistik üretmiyor,
makyaj yapıyor.

Biz kimseye “kör olasın” demiyoruz.
Ama şunu söylüyoruz:

Kör olmayın da görün.
Görün ki;
Bu ülkede yoksulluk bir istisna değil, yönetim biçimi haline geldi.
Bu ülkede açlık kader değil, tercih oldu.
Bu ülkede yalan istatistikler iktidarı koruyor, halkı eziyor.

Kör olmayın.
Çünkü körlük artık cehalet değil,
suça ortaklıktır.