KATİLLERİ MECLİSTE KORUDULAR

Abone Ol

Bir genç kadın kayboldu.
Adı: Gülistan Doku…


Ve bu ülkenin Meclisi…
Bu kaybı 94 kez konuştu.
CHP, HDP, TİP Mecliste Araştırma önergesi verdiler.
Milletvekilleri İçişleri Bakanı’na, Adalet Bakanı’na soru önergesi verdi.

78 kez Genel Kurul’da…
16 kez komisyonlarda…
Görüşüldü.

Ama hala aynı yerdeyiz.

+++

Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu kürsüye çıktı ve dedi ki:

“Bize haksızlık yapmayın. Bu konu bizim takibimizde. Bu konuyu HDP siyasallaştırmaya çalıştı. Bu siyaset meselesi değil.”

Ardından şu resmi açıklama geldi:

“Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın adli soruşturmasının takip edildiği ve Tuncay Sonel hakkındaki iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır.”

+++

Ama Meclis’te tartışma burada bitmedi.

AKP Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat söz aldı:

“Yeter artık. Her aşk intiharını burada mı konuşacağız? Her intihar, her aşk intiharı bu yerin gündemi değildir.”

Yetmedi…

HDP’li vekillere dönüp şu sözler söylendi:

“Belki de siz yaptırdınız. Dağa götürmüş olabilirsiniz.”

+++

AKP Denizli Milletvekili Cahit Özkan daha da sertti:

“Katillerin kolluk güçleri tarafından korunduğunu iddia etmek… Bakınız cinayete ortak olmaktır; bunun kabulü mümkün değil.”

+++

AKP Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar ise tartışmayı başka bir yere çekti:
“HDP’nin yeni bir provokasyonu mu bu? Aylardır yoklar da niye şimdi, niye bugün? Vallahi istismar ediyorsunuz.”

+++

Şimdi tabloya bakalım…

Bir tarafta:

Bir ailenin yıllardır süren bekleyişi…
Kayıp bir genç kadın…
Cevap bekleyen bir toplum…

Diğer tarafta:

“Provokasyon…”
“İstismar…”
“Cinayete ortak olursunuz…”
“Belki siz yaptınız…”

+++

Ve bütün bu sözlerin ortasında kaybolan bir şey var:

Gerçek.

+++

Tuncay Sonel hakkında iddialar “asılsız” deniliyor.

Peki…

Nasıl asılsız?
Hangi bulguyla?
Hangi sonuçla?

Bu soruların cevabı yok.

Ama soranlara cevap hazır:

“Susun.”

+++

94 kez konuşulan bir dosya…

Ama tek bir net sonuç yok.

94 kez gündeme gelen bir kayıp…

Ama hala bir iz yok.

+++

Şimdilerde bir Başsavcı görevini görüyor. Her savcının yapması gerekeni yapıyor ama diğerleri yapmadığı için “Kahraman” ilan ediliyor.
O yüzden mesele artık sadece Gülistan Doku değil.

Mesele şu:

Bu ülkede kayıplar mı bulunamıyor…
Yoksa sorular mı susturuluyor?

Bir ülkede 94 soru sorulup tek bir cevap alınamıyorsa…
Orada sorun kayıp değil, adalettir.