İZMİR HABERLERİ

İzmir'de barajlar tamamen kurudu!

İzmir’de uzun süredir uyarıları yapılan kuraklık krizi resmen başladı. Barajlardaki doluluk oranları kritik seviyenin altına inerken, bazı barajlar tamamen kurudu. Kentte planlı su kesintileri uygulanmaya başlandı.

Abone Ol

Son Mühür- Kent genelinde uzun süredir etkisini artıran kuraklık, İzmir’de ciddi bir su krizine dönüştü. İZSU verilerine göre barajların doluluk oranı neredeyse sıfıra indi. Güzelhisar Barajı yüzde 45,59, Balçova Barajı yüzde 0,00, Gördes Barajı yüzde 0,00, Tahtalı Barajı yüzde 1,62, Ürkmez Barajı yüzde 3,70, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı ise yüzde 0,05 doluluk oranına geriledi.
Bu tabloyla birlikte kentte planlı su kesintileri düzenli hale geldi.

“İzmir’de su bitti” uyarısı

İklim Bilimci ve Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’deki su durumuna ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yaşar, “Barajların dolum ayları Aralık 10’dan sonra başlar, Nisan 15’e kadar devam eder. Aralık 10’dan sonra doluluk oranı yüzde 20’ye ulaşırsa bu büyük bir başarı olur. Ancak bu bile zor görünüyor. Yağmur yağsa bile kesintiler devam etmeli, çünkü yer altı sularının dinlenmeye ihtiyacı var” dedi.

“Su yönetiminde geç kalındı”

Prof. Dr. Yaşar, İzmir’de yaşanan su krizinin temelinde yıllardır süregelen yanlış yönetim ve geç alınan önlemler olduğunu belirtti.

“Kuraklığın geleceğini yıllar önce söylemiştik. ‘Su konusunda B ve C planları yapılmalı’ dedik ama yapılmadı. Ağustos ayında düzenli kesintiler başladı, bu da İzmir’de suyun bittiği anlamına geliyor. Şu anda gece 23.00 ile sabah 05.00 arasında kesinti yapılıyor. Bu uygulama sayesinde günlük 100 bin metreküp tasarruf sağlanıyor” ifadelerini kullandı.

“Barajlarda ölü hacim kullanılıyor, bu çok tehlikeli”

Yaşar, barajlardaki mevcut durumun tehlike boyutuna ulaştığını belirterek, “Gördes Barajı’nda aktif doluluk sıfır. Şu anda ölü hacim dediğimiz, barajın dipteki kirli suları çekilmeye başlandı. Bu suyun kullanılması çok riskli. Aynı durum Tahtalı Barajı için de geçerli. Eğer İZSU’da hidrojeologlar görev alsaydı bu önlemler çok daha önce alınırdı” diye konuştu.

“Tüm ekonomik krizlerin nedeni kuraklıktır”

Kuraklığın sadece çevresel değil, ekonomik bir tehdit olduğunu da vurgulayan Yaşar, “Su yoksa devlet yoktur. Bütün medeniyetlerin çöküş nedeni susuzluktur. Kuraklık iyi yönetilmezse ekonomik kriz kaçınılmaz olur. 2021’de yaşadığımız kriz de bunun bir sonucuydu” dedi.

Tarım ürünleri yeniden planlanmalı

Prof. Dr. Yaşar, kuraklığın tarım üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “Tarım Bakanlığı’nın acilen su tüketimi fazla olan ürün desenlerini değiştirmesi gerekiyor” dedi. “Elma gibi çok su isteyen ürünler yer altı kaynaklarını tüketiyor. Eğirdir Gölü’nün su seviyesi 21 metreden 7-8 metreye düştü. Artık suyu çok iyi kullanmamız gerekiyor. Arıtma tesisleri mutlaka çalıştırılmalı, tarım alanlarına arıtılmış su verilmelidir. Her gün 500 bin metreküp suyu denize döküyoruz, bu büyük bir kayıptır” diye konuştu.

“Yağmur yetmez, toprağın doyması gerekiyor”

Yaşar, barajların dolması için yağışın tek başına yeterli olmadığını belirterek şu uyarıda bulundu:
“Ekim ayında güzel yağış aldık ama barajlardaki doluluk oranı düşmeye devam etti. Çünkü önce toprak suya doymalı. Toprak doyacak, bitkiler doyacak, sonra barajlara su akacak. Bu nedenle kısa vadede doluluk beklemek mümkün değil.”

İzmir’de kesintiler devam edecek

Uzmanlara göre, önümüzdeki aylarda İzmir’deki su kesintilerinin devam etmesi kaçınılmaz. Barajların Aralık-Nisan döneminde yeterli doluluğa ulaşmaması halinde, yaz aylarında daha uzun kesintiler ve su kısıtlamaları gündeme gelebilir.