İYİLER HAYAL OLDU...

Abone Ol

Geçtiğimiz günlerde kendi kendime düşündüm; artık iyi birine denk gelmek, iyi bir insanla tanışmak, iyi insanlarla bir arada olmak neredeyse imkânsız gibi. Sanki hayalî bir durum gibi.

Artık kötüyü o kadar görür olduk ki; ama sosyal medyada, ama televizyonlarda ama haber bültenlerinde, ama gazetelerde; sanki normalimiz kötülük olmuş gibi yaşıyoruz artık. İyi bir video gördüğümüzde ya da olması gereken bir video gördüğümüzde duygulanıp ağlayabiliyoruz bile.

Farkında mısınız; artık herkes tükenmiş durumda. Kimse kimseye tahammül etmek istemiyor, eski arkadaşlıklarını yürütmek istemiyor, kimseyle iletişimde olmak istemiyor, sadece kendine odaklanmak ve bireysel yaşamak istiyor. Oysa sosyal medyada gezdiğimiz de herkesin ne kadar mutlu ve ne kadar güzel hayatları olduğunu görüyoruz. Tabi bunun bir benzetim olduğunu her zaman unutuyoruz.

Pandemi, depremler, savaşlar, sürekli ölen ve sürekli birbirini tehdit eden insanlar… Güzel bir şey görmeye ya da duymaya hasret kaldık. Duyduğumuzda ya da gördüğümüzde ise geçmiş sağlıklı bağlarımızı hatırlayıp üzülüyoruz. Oysaki zamanında onlara sahip çıkabilseydik bu bağlarımız bugün bile sağlam olurdu.
Sevdiklerinize, ailenize dostlarınıza sahip çıkın. Onları dinleyin ve sevin. Sevdiğinizi hep dile getirin. Yarın bunu söylemek için çok geç olabilir. Kinden, nefretten, kibirden uzak durun. Bununla yaşayanlara doğruyu anlatmaya çalışın. Değişmiyorsa uzaklaşın. Dostlarınızı sevin, koruyun. Bugün bir dostunuzun olması sağlıklı bir iletişimde en az 10 yıl. Dostluklar kolay inşa edilmiyor. Dostları her zaman arkadaşlardan ayırırım. Yüzlerce arkadaşınız olabilir ama dostunuz sadece bir bilemedin iki en fazla üç tanedir. Onun yanında kendinizi iyi hissedersiniz. Onun yanında hiç konuşmadan anlaşabilirsiniz. Onun yanında sadece kendiniz olursunuz. Onun yanında saçmalayabilirsiniz. Dostunuz sizi konuşmadan, sadece bakışınızdan anlayabilmeli.
Tabii ki bir de dost olduğunu sanan arkadaşlıklar vardır. Nice insan çok şey yaşarlar, çok şey paylaşırlar birlikte… Bir gün yaşananlar bir anda kaybolur. Hiç ummadığınız bir anda küçücük tek bir konu bütün bağı koparabilir. İşte o an dost değil belki de arkadaş olduklarını anlarlar. Ve bütün yaşananlar bir anda yok olur.

Günümüzde ilişkileri inşa etmek artık çok daha zor. Yazımın başında da dediğim gibi; artık hep kötüyü görüyoruz, kötüyü duyuyoruz. Kimsenin birbirine güvenmediği bir dünyada yaşıyoruz. Bu yüzden ilişkileri inşa etmek artık çok daha zor.
İlişkilerimizi idare etmek zor olduğu gibi, sonra ki süreçler de artık insanları yoruyor. Çünkü biten ilişkilerden sonra hayatınızın bir parçası birden yok oluyor. Bu insanlar hayatınızın büyük bir bölümünü paylaştığınız insanlar olabilir. Çünkü bitirdiğimi ya da kaybettiğimiz sadece bir insan olmuyor. Kaybettiğimiz ile birlikte aslında “ben”i kaybediyoruz. Yani birlikte yol yürüdüğünüz sizin en yakın tanığınızı. Kısaca geçmişimizi de kaybediyoruz. İçimizde yarım kalan cümleler olabiliyor. Diğer taraftan yola devam etmeninde bilincinde olmalıyız ki daha sağlıklı ilişkiler kurabilelim. Kimileri kalbimizde kalır. Aradan zaman geçse bile bu insanlar kalbimizin yabancılaşmadığı insanlardır. Bu noktaya gelmeden ve bunları düşünmeden bunu dengelemek artık en büyük başarımız.
**

19 MAYIS

Türk milletinin tarih sahnesindeki en önemli dönüm noktalarından birisi kuşkusuz 19 Mayıs 1919’dur. Bağımsızlığını kaybetmek üzere olan bir milletin yeniden dirilişinin tarihidir. Bu tarih ülkemizin, Cumhuriyetimizin sağlam temellerinin atıldığı tarihtir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak basması bu ülkenin kaderini değiştirmiştir. Bu tarih ile birlikte en güçlü adımlarımızdan birisi de gençliğimize duyulan güvendir. Bu yüzden de Atatürk bu günü gençlere armağan etmiştir. Çünkü gençler demek; enerji demek, cesaret demekti.

Bugün gençliğimiz hakkında da çokça eleştiri yapmak mümkün. Anne babalar artık okullarda bile korkuyorlar. Son dönemde yaşadığımız gençler arasında ki zorbalık ve şiddet olayları masaya yatırılıp uzmanlar tarafından konuşulmaya başlandı. Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada özellikle sosyal medya kullanımı ile ilgili olumlu gelişmeler yaşanmaktadır.
19 Mayıs geçmişi bize hatırlattığı gibi, geleceğimizi de daha muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmayı bize hatırlatır. Dünyada sistem ne kadar değişse de 19 Mayıs ruhu değişmemeli. Bu tarih bizim geleceğe umutla bakabilmemizin karakterimizdir.
**

KURBAN BAYRAMI...

Kurban Bayramınız ve 10 günlük tatiliniz kutlu olsun. İyice dinlenin. Önümüz yaz; Radyo Ege’ye yaz geldi. Size özel şarkılar hazırladık. Kulağınız radyonuzda olsun.