İşte Nedenleri..... BU OPERASYON BAŞKANA KADAR UZAYABİLİR

İzmir’de günlerdir bir fısıltı rüzgarı esiyordu: “Hazırlıklı olun, operasyon geliyor!” Kimileri buna "Siyasi dedikodu" dedi, kimileri "Karabasan" gibi üzerine çöken bir korkuyla bekledi. Ama bugün şafak vaktinde Buca’da o beklenen şimşek çaktı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla; aralarında Buca Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü ile İmar Müdürü’nün de bulunduğu 28 isim hakkında gözaltı kararı verildi.

Abone Ol

Şimdi herkes aynı soruyu soruyor: Sıra kimde?

Gelin, bu operasyonun perde arkasındaki "Nedenleri" ni Mantık Süzgecinden Geçirelim. İşçi Açken Lüksün Bedeli:' Bir yanda aylardır maaşını alamayan, evine ekmek götürmekte zorlanan, hakkını arayan Buca belediye işçileri…

Diğer yanda ise belediye başkanının şarkıcı sevgilisiyle yurt dışı gezilerinde boy gösterdiği lüks kareler… Bu tablo sadece vicdanları yaralamakla kalmaz, devletin denetim mekanizmalarını da harekete geçirir.

Sosyal medyada o şatafatlı hayatın kaynağı "Kasa boş" denilen belediye kaynakları mı? İşte savcılığın en can alıcı sorularından biri bu olacaktır.

Halkın şikayeti sosyal medyada değil, savcılıkta karşılık buldu

Son dönemde Buca Belediyesi hakkında yükselen çığlıklar artık kulak tıkanamaz bir boyuta ulaşmıştı. İşçilerin aylardır maaş alamadığı, temizlikten fen işlerine kadar hizmetin durma noktasına geldiği bir dönemde; Belediye Başkanı’nın şarkıcı sevgilisiyle yaptığı yurt dışı gezileri halkın tepkisini "Şikayete" dönüştürdü.

Vatandaşın sorduğu o meşhur soru; "İşçiye para yoksa, bu şatafatlı gezilerin finansmanı nereden geliyor?" sorusu, sadece sosyal medyanın değil, emniyetin de dosyasına girdi.

Özellikle imar ve ruhsat birimleriyle ilgili; usulsüz yapılaşma, rüşvet ve haksız kazanç iddialarına dair CİMER ve savcılık kanalıyla yapılan bireysel başvuruların bu operasyonun zeminini hazırladığı konuşuluyor.

İmar ve ruhsat: Yolsuzluğun kalbi

Operasyonun belediyenin en stratejik iki birimine, yani İmar ve Ruhsat müdürlüklerine yapılması tesadüf değildir.

Buralar belediyelerin "kara kutusudur". Eğer burada bir usulsüzlük, bir rüşvet çarkı tespit edildiyse, bu zincirin halkaları sadece müdürlerle sınırlı kalmaz.

Etkin pişmanlık kapıda

Gözaltına alınan 28 kişi sağlık işlemlerinden sonra emniyete götürüldü. İşte kritik nokta burası: 'Etkin Pişmanlık'. Bugün gözaltında olan bürokratlar, ağır cezalarla karşı karşıya kaldıklarında şu cümleyi kuracaklar mı: “Ben sadece memurum, üst makamlardan gelen talimatı uyguladım!”

Yargı pratiği bize gösteriyor ki; bu tip operasyonlarda müdür seviyesindeki isimler "Günah keçisi" olmayı reddedip konuşmaya başladığında, soruşturmanın ucu doğrudan en tepeye, yani belediye başkanına kadar uzanır.

Sonuç olarak; Devlet dedikoduyla değil, belgeyle; fısıltıyla değil, baskınla hareket eder. Buca’da bugün inen o pençe, şu an için sadece birimleri tutuyor gibi görünse de, itiraflar ve teknik takip sonuçları birleştiğinde operasyonun kapsamının genişlemesi kaçınılmazdır.

Bir şehir, "Sabah kapım çalınacak mı?" korkusuyla yönetilemez. Ancak bir şehir, "İşçim açken ben sevgilimle yurt dışında gezerim, kimse de hesap sormaz" rahatlığıyla da yönetilmemelidir. Buca’da taşlar yerinden oynadı. Şimdi o taşların kimin üzerine düşeceğini izleyip göreceğiz.