HEYKELE KAZINAN UTANÇ

Abone Ol

Bir ülke düşünün…
Yolsuzluk yapanı, hainlik edeni unutturmuyor.
Adını temize çekmiyor, dosyasını kapatmıyor, “zaman aşımı”na bırakmıyor.
Aksine, utancı taşa kazıyor.

Bu ülke Çin.

Bugün sosyal medyada dolaşan “Çin meydanlara yolsuzlukçuların heykelini dikiyor” anlatısı eksik ama köksüz değil. Çünkü Çin’de asıl mesele heykel değil; hafıza.

UTANÇLA CEZALANDIRMA

Çin’de yolsuzlukla mücadele yalnızca mahkeme salonlarında yapılmıyor.
Parti okullarında, kamu kurumlarında, “anti-corruption education hall” denilen merkezlerde: Yolsuzluk yapan bürokratların büstleri, Karikatürize edilmiş heykelleri, Fotoğrafları, isimleri, suçları ve aldıkları cezalar teşhir ediliyor.
Amaç basit ve sert:
“Bak, yapanın sonu budur.”

Bu bir sanat faaliyeti değil.
Bu bir afiş değil.
Bu, utandırma yoluyla caydırma.

BİR HAİN, BİR KAHRAMAN

Çin’in kolektif hafızasında bunun en çarpıcı örneği, 12. yüzyıldan beri süren bir hesaplaşma.

Bir yanda Yue Fei.
Ülkesini işgalden kurtaran, halkın gözünde kahraman, bugün hala tapınaklarda anılan bir asker.

Diğer yanda Qin Hui.
Rüşvet alan, düşmanla iş tutan, kahramanı “belki suçlu” denilerek idam ettiren bir başbakan.

Qin Hui’nin ve ailesinin heykelleri yüzyıllardır diz çökmüş halde sergileniyor.
İnsanlar tükürüyor.
Hakaret ediyor.
Lanetliyor.

Bu heykeller bir onur değil, ebedi bir mahkumiyet.
Ve Çin şunu söylüyor:
“İhanetin affı yoktur. Zaman geçse de silinmez.”

MEYDAN DEĞİL, ZİHİN

Hayır, Çin her şehrin meydanına yolsuzlukçu heykeli dikmiyor.
Ama daha etkili bir şey yapıyor:
Zihinlere dikiyor.
Çünkü Çin’in yaklaşımı şuna dayanıyor:
• Utanç kültürü,
• Devlete sadakat,
• Toplumsal hafıza,
• Unutmama iradesi.

İnfaz bitebilir.
Hapis sona erebilir.
Ama itibar geri gelmez.

BİZE GELİNCE…

Bizde ne oluyor?
Dosyalar kapanıyor.
İsimler temizleniyor.
Unvanlar korunuyor.
Bir süre sonra “itibarlı iş insanı”, “saygın siyasetçi” olarak karşımıza çıkıyorlar.
Heykel mi?
Bizde heykel dikilenler genelde hesap vermeyenler.
Çin’in yöntemi tartışılır.
Serttir.
Otoriterdir.
Ama bir gerçeği çok iyi bilir:
Toplumlar hafızalarını kaybettiklerinde çürür.
Çin, hainini utançla yaşatıyor.
Biz ise çoğu zaman unutmayı tercih ediyoruz.
Belki fark da tam burada başlıyor.