Eskilerin hep dediği gibi!
“Doğruya doğru, eğriye eğri!”
Türkiye’de hayat pahalılığı...
Memleketin an itibarıyla “en büyük” sorunu; ötesi yok!..
Beş yıldan (2021) bu yana...
Boş cüzdanlar hayatı “zehir” ediyor...
Bilen bilir...
Bilmeyen başını eğiyor; sesini kısıyor!
*
Peki...
Herkes merak ediyor; sessiz kalıyor...
Aklından geçeni bile seslendiremiyor...
Neden?
Çünkü hayat pahalılığı bir’türlü bitmiyor...
Yüksek kronik enflasyon...
Türk lirasında değer kaybı yaratıyor; bunalım başlıyor...
Özetle...
Alım gücümüz “sallan / yuvarlan”...
N’apsın, emekliler?
N’apsın iş bulamayan gençler!
*
Bakın...
ASAL Araştırma’nın...
26 ilde gerçekleştirdiği son anket, müthiş dikkat çekici!
“13-21 Şubat 2026” tarihleri arasında yapılan araştırma...
Toplam “2 bin 15 katılımcı” ile gerçekleştirilmiş...
Ankette klasik seçim sorularından farklı olarak...
Katılımcılara doğrudan...
“Türkiye’nin en önemli sorunu sizce nedir?”
Sorusu yöneltilmiş...
Cevaplar ise...
Bu zor hayatın tartışılmaz “en acıklı” gerçekleri...
Peki, o gerçeklerin başında ne geliyor?
“Her şey çok pahalı; bugün 20 TL. olan yarın 40 TL.”
Olacak şey mi bu?
Çok mu zor?
Bi’anda uçuşa geçen fiyatları kontrol etmek?
*
Ekonomi ve hayat pahalılığı ise...
Günün bir numaralı kahredeni...
Bakın mesela, burası çok önemli!
Araştırmaya katılanların “yüzde 56”sı...
Tam da tahmin ettiğiniz gibi...
“Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı!”
Deyiverdiler...
Peki, bu sonuç neyi anlatıyor?
Tabii ki, şunu anlatıyor:
“Ekonomi ve iflah olmaz bir pahalılık”...
Rüyalarda bile “kabus” olmaya devam ediyor!
“ASAL”ın anketinde iki önemli ayrıntı daha öne çıkıyor...
Mesela...
Katılımcıların yüzde “7,5”i adalet ve hukuk sistemini...
Türkiye’nin en önemli sorunu olarak gösteriyor...
Bitmedi!
Adalet ve Hukuk’u...
Yüzde “4,8” ile “işsizlik ve istihdam” sorunu izlerken...
Yüzde “4,2”lik kesim ise...
Eğitim sistemini...
Öncelikli meseleler arasında gösteriyor...
*
Unutmadan!
“ASAL”ın araştırmasında...
Baba konu “Ekonomi” ve “Hayat pahalılığı” başlıklarının yanısıra...
Terör... Göç sorunu... Güvenlik... Emekli maaşları...
Ciddi anlamda...
Toplumun gündeminde yer almaya devam ediyor...
Öyle ki...
Bir hafta önce pazardan aldığınız portakalın üstündeki etiket...
Bu hafta aynı pazarda bi’anda üstünde “8 TL.” zamlanmış olarak karşınıza çıkıyor... Normal mi sizce?
*
Biraz geriye gidelim...
Dört ay önce gibi... (11 Kasım 2025)
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan...
Kahreden “Hayat Pahalılığı” için...
Türkiye’ye şöyle seslenmişti:
“Hepimizi sıkıntıya sokan hayat pahalılığı meselesini mutlaka çözeceğiz... Tek haneli enflasyon hedefimize ulaşmak için önümüzde kat etmemiz gereken bir yol olduğunun elbette bilincindeyiz... Ama bu yolu sabırla yürüyecek güç de, irade de, bizde hamdolsun mevcut... Allah’ın izniyle bu yolu yürüyecek ve hedefimize vasıl olacağız...”
*
Türkiye’nin gerçek anlamda merak ettiği bir soru var:
“Hayat pahalılığı nasıl biter?”
İktisatçı, yazar ve eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez cevap veriyor:
“Hayat pahalılığını sona erdirmek, ancak enflasyonun kök nedenlerinin (para arzı, yüksek maliyetler, talebin arzı aşması) kalıcı olarak düşürülmesiyle mümkündür...”
Bi’de şunu hiç unutmayacağız:
“Hayat pahalılığı, enflasyon oranı düştüğünde değil, fiyatlar genel seviyesindeki artış hızı (enflasyon) sıfıra yaklaştığında veya düştüğünde sona erer...”
*
Bitiriyoruz...
Neyle?
Kısa adı “TÜİK” olan “Türkiye İstatistik Kurumu”...
Geçen ayki (17 Şubat) “Yaşam Memnuniyeti Araştırması” sonuçlarını açıkladı... TÜİK’e göre, “geçim sıkıntıları sürerken” yapılan araştırmaya göre “Türkiye’de mutlu olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 53,3’e yükseldi... Mutsuz olduğunu ifade edenlerin oranı ise yüzde 13’e geriledi...”
Ne kadar ilginç değil mi?
İnanabiliyor musunuz?
Nokta...
Hamiş: Üç bin yıl öncesinin Hitit tabletlerinde doğrudan bir "hayat pahalılığı" ifadesi geçmese de, ekonomik hayatla ilgili bilgiler mevcut... Tarıma dayalı ekonomide metal ağırlık ölçülerine (Şekel, Mina) dayalı bir sistem kullanılmış, fiyatlar ve işçi ücretleri genellikle gümüş ağırlığı veya tahıl üzerinden belirlenmişti... Tabletlerde işçi ücretleri, ürün fiyatları ve tarımsal faaliyetlere ilişkin detaylar yer alıyordu...
Sonsöz: “Hayat pahalılığını hissetmek, cebindeki paranın gün be gün erimesine şahit olmaktır!.. / Anonim..."