“GÜLÜŞÜN BENDE KAÇ BAHAR EDER?”

Abone Ol

Bugün itibarı ile…
“27 Mayıs Darbesi”nin üstünden
65 yıl, 11 ay, üç hafta ve beş gün geçti...

*

Türkiye'nin sürüklendiği o “karanlık” süreci…
Yaş olarak hatırlayan, okuyan herkes bilir…
Anlatanların ise, çoğu kez gözleri nemlenir!
Biz bu yıldönümünün farklı bir fotoğrafına bakacağız bugün…

*

“Aşk her şeye (*)kadirdir…” diyenler…
Daima haklıdır…
Aşk, harbiden her şeye değerdir…
Okumaya başladığınız işte “öyle” bir aşk…

İmkansız... Acılarla dolu... Ve masal gibi…

*

Cumhuriyet'in 9'uncu Başbakanı Adnan Menderes…
Egeli'ydi, Aydın'da doğup büyümüştü…
1950-1960 arasında başbakanlık yaptı…
Biraz daha geçmişe gidersek...
Ünlü aile yadigarı Çakırbeyli Çiftliği'nde...

“ 9 yaşında ağa oldu”…

İzmir Amerikan Koleji'ni tamamladı…
Kurtuluş Savaşı'nda gösterdiği başarılardan dolayı ise…

İstiklal Madalyası'na layık görüldü…

Ankara Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu…
İzmir'in ünlü ailelerinden, Evliyazade Fatma Berin Hanım ile evlendi…
Yüksel, Mutlu, Aydın olmak üzere üç oğlu dünyaya geldi…
1931'de CHP Aydın Milletvekili seçildi…
Vekil olduktan sonra hukuk fakültesini tamamladı…
CHP'de sıkı muhalefet yaptığı için duramadı, oralarda…

Sonunda, “Alkıoklu Parti”, O'nu ihraç etti…

7 Ocak 1946'da Demokrat Parti'nin kuruluşunda yer aldı…

“Yeter söz milletindir...” diyen DP'den…

Kütahya Milletvekili seçildi…
1950 seçimlerinin sonunda da başbakan oldu…
İktidarı zamanında beş hükümet kurdu…

Sanayileşme ve şehirleşme hamlesi başladı…
Köye makine girdi…
Ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, bankacılık yeniden başladı…

Ve, O gencecik başbakan sayesinde...
Türkiye’de “hızlı bir kalkınma” heyecanı herkesi büyülüyordu…

*

O tarihlerde, genç Cumhuriyet'in…
Güzeller güzeli bir opera yıldızı alkışlarla taçlanıyordu…

Ayhan Aydan...

“Figaro'nun Düğünü”nde “Susanna” rolüyle nefes kesiyordu…
Çeşme Alaçatılı'ydı…
O da evliydi; ünlü müzisyen Hasan Ferit Alnar'la...
Bi'de oğlu vardı, beş yaşlarında…
Oğlu'nun adı genç kızlık soyadı; “Aydan”…
1950'nin Kasım ayında…
Ankara'da bir gece davette tanışıyorlar…
Yakışıklı Başbakan, önce “Kimdir?” diye soruyor…
Sonra yanına yaklaşıyor Ayhan Hanım'ın…
Kendini tanıtıyor…
Ardından elini tutuyor, bahçeye çıkarıyor…
Gece yarısına kadar dolaşıyorlar…
İşte o akşam…
Başbakan Menderes ile…
Cumhuriyet Tarihi'nin en gizemli kadını Ayhan Aydan arasındaki…
Büyük aşk böyle başlıyor…

*

“Yıldırım Aşk” dedikleri işte böyle bi'şi herhalde…
Ayhan Aydan…
Çok zeki ve çekici bir kadındı...
Tanışıp, birbirlerine aşık olduklarında…
Ayhan Hanım 25, Menderes 50'sinin eşiğindeydi…
Her gece telefonla konuşuyorlardı…
Başvekil, sevgilisine bir de şoförüyle birlikte otomobil hediye etmişti…
Ayhan Hanım'ın annesinin evinde buluşmaya başladılar…
Bir süre sonra dedikodular ayyuka çıkmaya başladı…

Ayhan Aydan boşanmak istiyor…

İddialar ne kadar doğru bilinmez ama…
Başbakan Menderes...
Olacak şey değil...
Sevgilisinin eşi Hasan Ferit Alnar'ın yüzüne karşı…

“Boşa Ayhan'ı, ben alacağım…”

Diyecek kadar ileri gidiyor…

*

Menderes büyük aşkını yaşarken çok fütursuz!
Ayhan Hanım bu aşkın “imkansız” olduğunun farkında ama…
Adnan Bey'in asaleti ve kibarlığından etkileniyor…
Başbakan o eve her gün çiçek gönderiyor…
Hatta “makam aracı” ile ziyaret ediyor…

Evli bir başbakan olan Adnan Menderes…


Tüm söylentilere meydan okurcasına bu ziyaret sonrası…
Aydan Hanım ile sokağa çıkıp yürüyüş yapıyor…
Bir süre sonra “büyük aşk” çığırından çıkıyor…
Yine iddialara göre…
Ayhan Hanım, Adnan Bey'i çok sevdiği için…

O'ndan çocuk istiyor…

Başbakan bunu kesin bir dille reddediyor ama…
Sevdiği kadının ısrarına dayanamıyor…
Düşünün…
Ayhan Aydan gibi bir kadın…
Kimsecikler bi'şi anlamasın diye…

Menderes'ten olan çocuğunu…
Hastanede değil, evde doğuruyor…

Üstelik...
Vaktinden önce…
O zaman öyle kuvöz filan yok…
Zavallı bebek birkaç saat sonra son nefesini veriyor…
Annesinin adına kayıtlı Cebeci Mezarlığı'nda defnediyorlar…

*

Bu sevda masalı…

Başbakan Menderes...
Berrin Hanım'la evliyken tüm hızıyla sürüyor…

Başbakan kıskanç bir adam…
Ayhan ise, ölümüne seven bir kadın…
Ne kadar doğrudur bilinmez ama…
Ayhan Hanım'ın, Menderes'in ayaklarını yıkadığı rivayet edilir…
Hiç, “Eşini (Berrin Hanım) boşa benimle evlen!” dememiş mesela…
Her seven kadın gibi…
Biraz kaderciymiş demek ki…

*
Günlerden bi’gün...
Menderes Hükümet'i kaçınılmaz sona doğru giderken…
CHP Lideri İsmet İnönü'nün önüne bi'fotoğraf getirdiler…
Adnan Menderes'in fotoğrafıydı bu…
Başbakan'ın el yazısıyla üstünde şu not vardı:

“Severek ve en iyi temennilerimle, Ayhancığıma…”

Hükümeti sarsmak için bundan daha iyi bir fırsat olamazdı…
İsmet Paşa elinin tersiyle itti…

“O fotoğrafı hemen ortadan kaldırın, özel hayatlarına karışmak bize yakışmaz…”

*

Sonra…
27 Mayıs 1960 Darbesi patlıyor…
Adnan Menderes yargılanırken…
Türkiye…
“Bebek Davası” ile çalkalanıyor…
Ayhan Aydan da Yassıada yolcusu oluyor…
Neyle suçlanıyor?

Menderes ile münasebette bulunmak ve…
Bu münasebetten doğan bebeği öldürmekle!

Ayhan Hanım, “ölümüne” seven bir kadın…
Eşi benzeri görülmemiş bir şekilde Menderes'i savunuyor…
Hem de…
Duruşmaya katılan Menderes'in eşi Berrin Hanım'ın önünde…
Olacak şey değil!
Diyor ki:

“Adnan Menderes'i 1951'de tanıdım… Evli olmasına rağmen büyük bir aşkla sevdim… Bütün emelim ondan bir çocuk sahibi olmaktı... Bunu başaramadım… Hasta bünyem müsaade etmedi… Çocuğum sekiz aylık doğdu ve öldü… Hangi vicdansız ana, üzerine titrediği bebeğinin ölmesine razı olabilir?”

*
Aslında...
Ayhan Aydan, o duruşmada pekala…

“Sanatçıydım, gençtim, güzeldim; beni kandırdı!” diyebilirdi…

Ama, yapmadı…
Yiğitçe aşkını savundu…
Zaten “Bebek Davası” da…
13 dava arasında…
Menderes'in “beraat” ile sonuçlanan tek davası olarak tarihe geçti…

*

...Ve, acı son...
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne…
10 yıl Başbakanlık yapan…
Adnan Menderes ile…
Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan…
İdam edildi…

Geriye “kırık” bir aşk hikayesi kaldı…

*

Bitiriyoruz…
Kader'in ne garip bir cilvesidir ki…
Menderes'ten olan bebeğini yaşatamayan…
Sevdiği adamın idam edilmesiyle perişan olan…
Ayhan Aydan…
Acı üstüne acı yaşamaya devam etti…
İlk eşinden olan oğlu Aydan Alnar da…
16 yaşında İngiltere'de bir kazaya kurban gitti…
Sonra…
Evine çekildi…
Kimselerle konuşmadı, röportaj tekliflerini geri çevirdi…
Bundan 17 yıl önce…
85 yaşında…
Solunum yetmezliğinden…
Doğup-büyüdüğü Çeşme Alaçatı'da…
Hayata gözlerini kapattı…
Bitmedi...
Ne ilginçtir ki...
Menderes Ailesi de “büyük felaketler” yaşadı…
Merhum Başbakan'ın…
Büyük oğlu Yüksel, 8 Mart 1972'de intihar ederek canına kıydı…
Ortanca oğlu Mutlu, altı yıl sonra yine 8 Mart'ta…
Ankara'daki bir trafik kazasında hayata gözlerini yumdu…
En küçük oğlu Aydın ise, 15 Mart 1996'da Afyon Sandıklı'da…
Trafik kazası geçirdi…
Boynundan aşağısı felç oldu…
Tekerlekli sandalyeye mahkum yaşadı…
23 Aralık 2011'de, O da Hak'ın rahmetine kavuştu…
Ne garip değil mi?

Hepsi, farklı yıllarda ama hep Mart ayında…

(*) Kadir: “Gücü yeten, kudretli...”

Nokta!

Sonsöz: Bu yazının başlığını süsleyen “Sen bile bilemezsin, gülüşün bende kaç bahar eder?” cümlesi, Menderes’in kendi kaleminden çıkmış bir şiirin ilk satırı değil; ancak o günlerin zaman diliminde halk arasında ve medyada bu efsanevi aşkla bütünleşmişti o cümle...”