EVLENMELER NEDEN AZALMAYA BAŞLADI?

Abone Ol

Birbirini tetikleyen ne kadar (*)“garebet” varsa...
Teker teker başımıza geliyor her biri...

*

Kısa adı “TÜİK” olan “Türkiye İstatistik Kurumu” açıkladı...
Mutluluğu unutturan...
Çaresizliği peşinden sürükleyen en acıklı ve sancılı olay şu!

Memlekette “evlilikler hızla azalıyor”...
Boşanmalar ise...
Ne acıdır ki, “uçuşa geçti” adeta...

*

Eski Türk filmlerinden beter bir ayrıntı...
Üstelik hepimizi şaşırtan cinsten...
Geçen yıl (2025) ilk evlenme yaşı...
Erkeklerde “28,5”e, kadınlarda ise “26,0”ya yükseldi...
Geçmişte kalan “geleneklerimize” göre biraz yüksek...
Ne var ki...

Hayat pahalılığı artık yaşa, başa bakmıyor...

Büyük sevdalar bile “masal” oldu!
“Kırık izdivaçlar” ise...
Artık sadece nemli gözlerin sahipelerini kahrediyor!
“Kırk yıl önce böyle miydi?”

*

Eskiler, izdivaç öncesi...
Damat için, “Hele bir eli ekmek tutsun” derlerdi...
Bu nedenledir ki...
Şu sıralarda...

Evlenme çağında olup hiç evlenmeyenlerin sayısı...
19,5 milyona yaklaştı; rekor kırıyoruz!

En acıklı tablo şu:
Boşanmaların “yüzde 34”ü evliliğin ilk beş yılı içinde...
“Yüzde 20,3'ü” ise 6-10 yıl içinde gerçekleşiyor...

Bu veriler açık ve net neyi gösteriyor?
Türkiye'de evlilik kurumuna bakışın değiştiğini ve de...
Bireylerin evlenme yaşını ertelediğini...

*

Oysa...
Rahmetli Kayahan’ın o ölümsüz şarkısı gibi kaldı mı öyle izdivaçlar?

“Bizimkisi bir aşk hikayesi... / Siyah beyaz film gibi biraz... / Ateşle su dikenle gül gibi... / Bizimkisi roman gibi biraz...”

Şimdi diyeceksiniz ki...
Yabancı damat ve yabancı gelinlerimiz yok mu?
Olmaz olur mu?
Ne var ki, eskisi gibi değil!
Yabancı gelinlerimizin sayısı, “28 bin 646”...
Yabancı damat sayısı ise giderek azalıyor, “5 bin”den azıcık fazla...

Ya mutluluk endeksi nasıl?
Evli kadınlarda %59.6
Evli erkeklerde %54.2

*

Bitiriyoruz...

“Evlenmeler neden azalıyor?”

Derken...
“İşsizlik” her ne kadar başrolde olsa da...
Özellikle sosyal medyanın etkisiyle...
“İdeal eş arayışı” giderek zorlaşmaya başladı...
Hele hele...
Hayatın taşıdığı sıkıntılar(!) ve yüksek beklentiler...
Flört döneminde bile...
Adayların birbirini mutlu etmesini zorlaştırıyor...
...Ve bu ne demek oluyor?
Tek cümle ile...

“N’apalım, sevdamız buraya kadarmış!”

Minik ama önemli bir ayrıntıyı unutmayalım...
Evlenmelerin azalmasının temel nedenleri arasında...
Sadece “artan hayat pahalılığı” yok...
Ev kiraları ve düğün masrafları da gençleri evlilikten uzaklaştırıyor...
Bu yazıya veda ederken...
Şu ayrıntı adeta olmazsa olmazlardan biri...
Gençler, ekonomik özgürlüklerini kazanmadan...
Ve evini kuracak maddi güce ulaşmadan evlenmek istemiyor...
Bu da...
İster istemez evliliği öteleyen bir kararı peşinden getiriyor...
Hepsinden önemlisi...
Evliliğin getirdiği çocuk sahibi olma sorumluluğu ve...
Yetiştirme maliyetleri gençleri acayip ürkütüyor...
Bir şaşkınlık var nedense nikah hazırlığı yapan ailelerde...

(*) Garabet: “Tuhaflık, yadırganacak hâl, acayiplik ve gariplik...”

Nokta...

Hamiş: Eskiden evlenmenin bir zorunluluk (ayıp düşüncesi) olduğu toplumda, artık bekâr yaşamak veya birlikte yaşamak daha normal karşılanıyor...

Sonsöz: “Artan boşanma oranları, gençlerin yanlış evlilik yapma korkusunu artırıyor... Bu korkunun önüne geçmek kolay değil...”