Son Mühür- Haziran'daki 12 gün savaşının ardından İran bir kez daha ABD-İsrail ortaklığının hedef tahtası haline geldi.
Nükleer silaha ulaşma adına zenginleştirilmiş uranyumla ilgili tartışmaların dışında İsrail'in çok canını yakan balistik füzeler de ABD ve İran arasındaki müzakere konusu haline gelmiş durumda.
Diplomasi mi? Askeri operasyon mu?
ABD'nin kimi zaman tansiyonu yükselten kimi zaman diplomasiye kapı aralayan adımları dışında bölgede askeri hareketlilik çok artmış durumda.
ABD geri adım atmaz...
Abraham Lincoln Uçak Gemisi'nin ardından bölgeye elindeki en büyük uçak gemisi olan Gerald Ford'u da gönderen ABD'nin, bölgeye yaptığı askeri yığınağın boyutu emekli Tümamiral Türker Ertürk'ün de gündemindeydi.
İsrail de baskı yapıyor...
''ABD’nin İran’a yönelik konuşlanma ve yığınaklanma kapsamında getirdiği diğer güçleri de hesaplarsak istediğini almadan geri adım atması mümkün değil gözüküyor'' diyen Ertürk,
''II. Dünya Savaşı’ndan bu yana böyle bir konuşlanma ve yığınaklanma yaşanmadı. İsrail ise İran’a müdahale edilmesini istiyor ve ABD’ye baskı yapıyor.
İran'ın kırmızı çizgisi...
İran’dan istenenler ise İran’ın kırmızı çizgisi. Balistik füze kapasitesi konusunda geri adım atmayacaklarını her platformda yüksek sesle söylediler'' hatırlatmasında bulundu.
''ABD-İran ikinci tur görüşmesi 17 Şubat'ta Cenevre’de yapılacak'' diyen emekli Tümamiral Türker Ertürk,
''ABD’nin bir yandan müzakere sürecini yürütürken diğer yandan tarihte eşi ve benzeri görülmemiş konuşlanma ve yığınaklanma yapmasını; müdahale öncesinde “iyi niyetli ve barışı arayan taraf” imajı çizerek uluslararası meşruiyet çabası olarak değerlendirmekteyim'' değerlendirmesinde bulundu.