Ayşe Ateş, Akit yazarı Karahasanoğlu'na seslendi: Size bu yazıyı kim kaleme aldırdıysa! Ayşe Ateş, Akit yazarı Karahasanoğlu'na seslendi: Size bu yazıyı kim kaleme aldırdıysa!

İzmir siyasetinin en tecrübeli siyasi figürlerinden biri olmasına rağmen kendi ifadesiyle 'CHP'den gönüllü sürgüne çıkmış' olan Cihan Türsen'in adı bugünlerde bir kez daha gündemde. CHP lideri Özgür Özel'in İl Başkanı Şenol Aslanoğlu'nun yerine düşündüğü isimler arasında olduğu öne sürülen Cihan Türsen'le, adının yeniden CHP'yle birlikte anılmasından CHP'li belediyelerin yeni döneme ilişkin izleyeceği yol haritasına kadar geniş bir yelpazede sohbet etme imkanı bulduk. İşte, siyaseti yakından takip eden, 1989-1994 dönemi Karşıyaka Belediye Başkanlığı tecrübesiyle belediye başkanlarının içinde bulunduğu durumu en iyi bilen isimlerden biri olmanın avantajıyla İzmir için üretmekten vazgeçmeyen Cihan Türsen'in dikkat çeken tespitleri...


Neden CHP üyeliğinden ayrıldım?

CHP’den, sadece önseçim değil, parti içi demokrasiden uzaklaşılması, Salı grup toplantı konuşmalarında kalınması, etkin bir muhalefet ve demokratik tepkilerin yapılmaması,dar oligarşik grupların “ben seni seçtim, sen beni seç “ vb. nedenlerle, üyelikten ayrılmıştım. Ama kağıttan değil, yürekten CHP’li, hatta sürgüne çıkan CHP’li olarak, yıllardır değişimi savundum.

Böyle bir durum yok...

CHP İl Başkanlığı için adı geçenlerden olduğu söylense de, böyle bir durum yok. Bu gönüllerden geçen bir duygudan öte değil. Aslında bu beni çok mutlu ediyor ama O kadar. CHP Genel Başkan düzeyinde değişim oldu. Genel Merkez yönetimlerinde değişimden söz edemeyiz. Ancak anlaşıyor ki, genel başkanlıkta sadece isim değil, siyaset değişikliği de yaşıyoruz.

Hayal kırıklığı yaşadık ama...

Belediye seçimlerinde, aday belirlemede, eskiden farklı bir değişim göremedik. Hatta artan yanlışlar, örnekler oldu. Hayal kırıklığı yaşadık, eyvah dedik. Fakat seçmenin büyük desteği, CHP’yi, bizleri bu gündemden ileriye taşımalı. Mitingler değişim isteyenler için umut vermekte.

Cemil Tugay'ın ne yapması lazım?..

İzmir Belediyelerine gelirsek. İlçe belediyelerinde başkanların daha aktif ve belirleyici rolü olabilir. Ancak Büyükşehirlerde, böylesi büyük finansman, teknik, yönetsel işlerde gözler Büyükşehir Belediye Başkanının ekibinde olmalı. Cemil Tugay başkanın, ilk atamalarında, yönetsel bir değişim olduğunu söylemek henüz zor. Ama erken deyip beklemek gerekir. Bunun için zamanı azalmakta. Özellikle seçmen, ilk 2 ayda kıpırdama, sonraki 2 ayda sıçrama, 6. Ayda ise büyük değişimi ve umutları görmek ister. Bu nedenle, Cemil Tugay’ın somut ve büyük adım bir, iki projeyi açılaması, başlatması, hatta temel atması yerinde olur. Zaman geçerse, seçmen umutsuzluğu başlıyor ve telafi edilemiyor, 5 yıl böyle geçip gidiyor. Ağzınla kuş tutsan seni çiziyor.

Gerekirse yabancı profesyoneller getirilmeli...

Belediye başkanları, bürokrat kadrolar ile, deneyimli, CV si başarılı profesyonelkadroları buluşturmalı. Ama gerçekten başarıları somut olanlarla. Örneğin İzmir Büyükşehir Belediyesi gibi büyük bir bütçe, pek çok büyük holdingdeki finans kadrolaşması gibi uzmanlardan oluşmalı. Onlar banka genel müdürleri, üniversitelerden finansal profesörler, fuarcılıkta, dünya fuarcılık başarıları olan, mimarlık ödül sahipleri, gerekirse yabancı profesyoneller getirtilmeli. Başkan Cemil Tuğay’ın kadroları ile vereceği böyle bir fotoğraf, halka umut ve heyecan verecektir.

Sadece İller Bankası'ndan gelen parayla olmaz...

Tüm belediyeler, olanakları, hatta büyük olanaksızlıkları düşünüldüğünde, CHP genel merkezinin, Yılmaz Büyükerşen’den bahisle oluşturmak istediği bence adı Yerel Yönetimler Koordinasyon ve Eşgüdüm Merkezi olan, CHP’li tüm, özellikle ile ve ilçe belediyelerinin Finansal, teknik bir ARGE, PROJE merkezi olmalı, belediyeler servis verilmelidir. İller bankasından gelenlerle olsa, olsa yerinizde sayarsınız. 

Kamu bankalarıyla toplu görüşme olmalı...

Yeni finansal kaynaklar, çözümler uzmanların işi, devlet memurluğu yetemez. Örneğin kamu bankaları ile toplu görüşmeler, belediyelerin hiç ulaşamadıkları, kredi, teminat mektubu, faiz, ulaşımda, parçalı, dağıtık değil toplu satın almalar, eğitim, sağlık Türkiye geneli ortak projeler, kentsel dönüşümde Türkiye projeleri, arsa üretimleri, (kaynak, yapım, model vb), ileri teknoloji, yapay zeka modelleri vb. vb. sektörelerinde yeri, yerinden oynatır.

Seçime günler kala işçi alımı olmaz...

Eşgüdüm de çok önemli. CHP’li bir belediye ekmeği X den, diğer Y den satmamalı. Çok farklı toplu sözleşmeler, toplu taşım, su vb ücretler, sosyal yardımlarda her belediye kendi kafasından, haksız, keyfi, popülist örnekler yaratmamalı. Örneğin, seçimlere aylar kala, aday gösterilmeyen belediyelerdeki işçi alımları, bunun yarattığı maaş ödenememe, böylece yatırım, hizmet yapamama hali büyük bir travma.

Kadınlar içim part time çalışma modeli olabilir...

Bunu başkanlar çözemez veya çözdüm derken batarlar. Verimlilik, özellikle kadın işçiler için part-time, özel sektöre işçi alımları ile dayanışma ile alternatifler vb. uzmanların bulabilecekleri çözümler için çalışma yapılmalı. Bu son dönem, kötüniyetli işe alım yapan başkanlar hakkında disiplin işlemi yapılmalı. Disipline gelince. Parti ilkelerinde tam disiplin. İstanbul İSKİ skandalının faturası da unutulmamalı. Ancak projelerde belediye başkanları öncülüğünde ortak akıl ve denetim. 1989 seçimleri sonrası genel siyaset ve SHP belediyeleri mercek atına alınmalı, acil güçlü zayıf yanlar bulunmalı.

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı