Gündem Haberleri

CHP'li Güç, MYK öncesi Son Mühür'e konuştu! "Beni neye göre ihraç edecekler?

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, parti içinde yaşanan süreç ve ihraç iddialarına ilişkin Son Mühür'e özel açıklamalarda bulundu. Güç, mevcut yönetime yönelik tepkilerin sürdüğünü belirterek, "Türkiye'deki hiçbir Cumhuriyet Halk Partili bu durumu kabullenmedi" dedi. Kemal Kılıçdaroğlu'nu da eleştiren Güç, "Siyasi hırslarına yenik düşmüş, önceki genel başkan bu oyuna geldi ve AK Parti'nin maşası oldu." ifadelerini kullandı.

Abone Ol

Son Mühür/ Osman Günden- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde yaşanan hareketlilik, yerel siyasette ve Ankara kulislerinde tansiyonu yükseltmeye devam ediyor.

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, son dönemde imzalar ve olası ihraç iddialarıyla gündeme gelen süreç hakkında Son Mühür Ankara Temsilcisi Dilek Ataseven Yüzer’in sorularını cevapladı.

Güç, parti içindeki mevcut yönetimin meşruiyetini sorgularken, İzmir’de artan tepkilerin yalnızca siyasi değil, toplumsal bir karşılığı olduğunun altını çizdi.

“Bu durumu hiç kimse kabullenmedi”

Dilek Ataseven Yüzer’in, kurultay delegelerinin imzalarının Genel Sekreterliğe teslim edilmesinin sonrasında İzmir’deki atmosferi sorması üzerine Çağatay Güç, konuya ilişkin,

“İzmir değil sadece Türkiye’deki hiçbir vatandaş, hiçbir Cumhuriyet Halk Partili bu durumu kabullenmedi. Kabullenme süreci de uzun vadeye yayıp kabul edecek bir durumda değil.” ifadelerini kullandı.

"Cumhuriyet Halk Partisi'ni kurumsal anlamda lekelemeye çalıştılar"

İktidarın CHP üzerindeki stratejilerini eleştiren Güç, yaşanan süreci bir "operasyonlar zinciri" olarak adlandırarak,

“Sonuç itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi köklü bir parti, Atatürk tarafından kurulmuş bir parti. Böyle AK Parti'nin atadığı bir genel başkanı kabul edecek bir durumda değil.

Bunu biz sadece siyasetçiler olarak, iş başkanlarıyla, ilçe başkanlarıyla aramızda konuştuğumuz bir şey değil bu.

Vatandaşın, milletin aşırı derece bu konuya hem tepki vermesi hem de sonuç itibariyle bu konunun kendilerinin hayatını etkileyeceğini düşündüğü için büyük bir tepkiyle karşılaştı.

AK Parti hükümeti sürece ilk başta İstanbul ile başladı, İstanbul’daki neredeyse bütün belediyelere operasyonlar yapıldı.

Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlediğimiz Ekrem İmamoğlu'na büyük bir operasyon yapıldı. Bütün bürokrasi neredeyse gözaltına alındı, tutuklu yargılanıyor.

Dediler ki 'belediyeciliği beceremiyorlar' o yüzden bunlara oy verilmez algısı yaratmaya çalıştılar, tutmadı. Oy oranları aynı kaldı.

Daha sonra bu iş böyle olmayınca dediler ki biz transferler yapalım, transferler yapmaya başladılar. Hem kişilik olarak hem de hayatlarında beklentileri farklı olan insanları kendi partilerine geçişleri sağlayarak oy değiştirmeye çalıştılar ama anketlerde bunun da işe yaramadığını gördüler.

Sonra parti içerisinde ahlak yönünden problemleri olan insanları bulalım, onları ahlaksızla suçlayalım dediler, öyle 1-2 kişiyi buldular. Cumhuriyet Halk Partisi'ni kurumsal anlamda lekelemeye çalıştılar.

"Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin maşası..."

O da tutmadı, aynı oy oranları devam etti. Dediler ki bu iş böyle gitmiyor. Cumhuriyet Halk Partisi'ni başka bir şekilde ele geçirmemiz lazım.

Siyasi hırslarına yenik düşmüş, bir önceki genel başkan maalesef bu oyuna geldi ve bir AK Parti'nin maşası olarak buraya genel başkan olarak atandı.

Biz bunu siyasetçiler olarak kabul etmiyoruz o ayrı ama millet de kabul etmiyor vatandaşın büyük bir tepkisi var.” dedi.

"Özgür Özel’in kendi şahsi oy oranları %30'un üzerinde"

Özgür Özel dönemine işaret eden Güç, parti içi desteğin devam ettiğini belirterek, “Sayın genel başkanım Özgür Özel’in kendi şahsi oy oranlarının %30'un üzerinde olduğu ve milletin bizim yanımızda olduğu süreci biz yürütüyoruz ve yürütmeye devam edeceğiz.

Haklılık payımız olduğu gibi milletimizin yanımızda olmasının verdiği bir güç de var. Bu güçle beraber biz ilk seçimlerde bu ülkenin kaderini değiştirmeyi planlıyoruz” dedi.

"Neye göre ihraç edecekler?"

Yüzer, sosyal medyada giderek artan "İzmir İl Başkanı ve Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay hakkında ihraç talebi olacağı" iddialarını gündeme getirdi.

İhraç iddialarına tepki gösteren Güç, “Neye göre ihraç geliyor? Neye göre ihraç edecekler? Orada bir soru işareti var. Birincisi beni görevden alacak organ MYK, PM'ye kendini onaylatması gerekiyor.

Onu onaylatamadılar, daha meşrulaşmadı. MYK biliyorsunuz PM üyelerinden oluşması gerekiyor ve bir kısmının PM üyesi olmadığı ortada.

PM onaylatmaya kalktı diyelim; PM de zaten üçte iki çoğunluk olmadığı için PM'nin şu anda organ olarak meşruiyeti yok.

O yüzden sonuç itibariyle bu sürecin Kurultay'a bir an önce gitmesi gerek. Kurultay'la yeniden genel başkanımız Özgür Özel ile beraber Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar yoluna devam etmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

"Milletin sözü de iradesi de açıktır: Önce Kurultay, sonra iktidar"

İl Başkanlarıyla birlikte CHP Genel Merkezi'ne giderek 833 kurultay delegesinin 'olağanüstü kurultay' için verdiği imzaları teslim eden Güç, şu açıklamayı yaptı:

"Bugün Genel Merkezimizde, il başkanlarımızla birlikte olağanüstü kurultay talebine ilişkin imzaları muhataplarına teslim ettik.

833 kurultay delegemizin noter onaylı imzası ve 170 İstanbul delegemizin irade beyanıyla birlikte 1003 delegenin kurultay talebi açık ve nettir.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin iradesi saraylarda, kapalı kapılar ardında ya da mahkeme koridorlarında değil; örgütün ve delegelerin özgür iradesiyle şekillenir.

Örgütümüzün ortaya koyduğu bu güçlü iradenin gereği olarak, kurultayımızın bir an önce toplanması gerektiğine inanıyoruz.

Bizler, 2 milyon Cumhuriyet Halk Partiliyi ve demokrasiden yana olan milyonlarca yurttaşı temsilen irademizi bir kez daha ilan ediyoruz.

Genel Başkanımız, kurultayımız tarafından seçilmiş Sayın Özgür Özel’dir. Cumhurbaşkanı Adayımız, 15,5 milyon yurttaşın oyuyla belirlenen Sayın Ekrem İmamoğlu’dur.

Partimiz, baba ocağımız Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Pusulamız millettir. Milletin sözü de iradesi de açıktır: Önce Kurultay, sonra iktidar!"