Memlekette rakamlar artık tablo değil…
Mutfaktan yükselen yangının raporudur.
KAMU-AR’ın Nisan 2026 verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 36 bin 313 lira.
Yoksulluk sınırı 108 bin 820 lira.
Yani bu ülkede bir aile, sadece karnını doyurabilmek için 36 bin liraya muhtaç.
İnsanca yaşayabilmek ise artık lüks… 109 bin liraya dayanmış.
Peki gerçek hayat?
Asgari ücret: 28 bin 75 lira
Emekli maaşı: 20 bin lira civarı
Dul-yetim aylığı: 17 bin lira
Asgari ücret, açlık sınırının 8 bin 238 lira altında.
Dul ve yetim ise açlık sınırının yarısına mahkum.
Bu tabloyu uzun uzun anlatmaya, açıklamaya gerek yok.
Bu tabloyu yaşayan milyonlarca insanımız var.
Sabah işe gidiyor insanlar…
Akşam eve dönüyor…
Ama sofraya ekmek değil, yokluk, yoksulluk koyuyor.
Veriler diyor ki:
Kira hesapta yok.
Yol parası yok.
Okul masrafları yok.
Giysi yok.
Elektrik, su, yakıt yok.
Asgari ücret, dört kişilik bir ailenin yalnızca 23 günlük gıda harcamasını karşılıyor.
Geriye kalan 7 gün?
Yok.
Devletin hesabında yok.
İktidarın gündeminde yok.
Sarayın sofrasında yok.
Üç kişi çalışıyor bir evde…
Üç maaş giriyor…
Yine de yoksulluk sınırının altında kalıyorlar.
Demek ki mesele çalışmak değil.
Mesele düzen.
Memur da farklı değil.
En düşük maaş 61 bin…
Ortalama 67 bin…
Ama yoksulluk sınırı 108 bin.
Yani memur da yoksul.
İşçi yoksul.
Emekli yoksul.
Esnaf ayakta kalma derdinde.
Çiftçi toprağa küsmüş.
Ama ekranlara bakarsanız…
Her şey yolunda!
“Enflasyon düşecek” diyorlar.
Halk ne diyor?
“Fiyatlar düşmüyor… Biz düşüyoruz.”
Merkez Bankası verisi ortada:
Hane halkının enflasyon beklentisi yüzde 51,56.
Vatandaş, açıklamaya değil etikete bakıyor.
Çünkü bu ülkede ekonomi televizyonda değil… Kasada ölçülüyor.
Etin yanına yaklaşamayan…
Peyniri gramla alan…
Meyveyi tane hesabıyla veren bir toplum için “dengelenme” lafı sadece acı bir şakadır.
Eskiden insanlar ay sonunu düşünürdü.
Şimdi ayın onunu gören kendini şanslı sayıyor.
Ve artık mesele sadece yoksulluk değil…
Açlık.
Sözün özü:
Bu ülkede açlık sınırı değil…
Milletin sabır sınırı aşılmıştır.
Ve unutulmasın:
Aç uyuyan bir toplum, bir gün uyanır… Ve hesabını mutlaka sorar.