Bundan tam 2 ay önce bir gün arayla, 14 Nisan'da Şanlıurfa'da, hemen ertesi gün ise 15 Nisan'da Kahramanmaraş'ta kahreden olaylar yaşandı.
Bizler her zaman olduğu gibi TV dizilerini, filmleri ve sosyal medyada dönen vurdulu kırdılı, mafyavari ve ağalı, eli silahlı görüntüleri linçledik.
Haklılık payımız var mı? Tabii ki var, hem de çok haklıyız.
Çocuklarımız, gençlerimiz ve hatta yetişkin kişiler dahi bu görüntülerden etkilenebilir.
Dizi ismi ya da sosyal medya platformu ismi vermeme gerek yok. Herkes o tarihlerde hangi dizilerin yayından kaldırılacağını ve hangi sosyal medya platformunun Türkiye'de yasaklanacağını yine sosyal medyadan okudu.
Bu iki ay içerisinde ne diziler yayından kaldırıldı ne de bahsi geçen platform Türkiye'de yasaklandı.
Diziler yayından kaldırılmadığı gibi kimi Haziran ayında final yaptı, kimi ise sezon finali yaptı. Yani dizilere olanlardan ötürü bir yaptırım olmadı.
Yani...
Yine halk uyutuldu. Herkes paraları cukkaladı...
Şimdi...
Ben neden bu kadar uzun bir girizgâh yaptım?
Öncelikle konuya girmeden önce meramımı anlatmak istedim.
Yazının başlığı "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu"; çünkü bu konu okullarda olunca çocuklara yönelik bir etkilenme olacağı düşünüldü ve halk olarak bunda çok da haklıydık.
Fakat geçtiğimiz haftalarda bir yaz dizisi başladı. Dizinin adı "Daha 17". Dizinin 1. bölümünün tekrarlarına yaklaşık 4 kere denk geldim, daha fazlası oldu mu bilmiyorum.
Sosyal medyada ve Google'da araştırma yaptığımda dizinin genç bir kadrodan oluştuğunu, gençlik dizisi klişelerini taşıdığını ve bu sebeple "cringe" (utanç verici) seviyelere ulaşabileceği yönünde eleştirilerin mevcut olduğunu gördüm.
Bu dizinin ilk bölümü defalarca yayınlanmasına rağmen sadece ben mi fark ettim? Dizide öğretmene yapılan zorbalığı. Kimse neden bu eleştiriyi yapmamış, çok merak ediyorum.
İki öğrenci ve öğretmen arasında geçen bu diyaloğu tek tek yazacağım. Bakalım siz de benim gibi düşünüyor musunuz?
Diyalog, Aras, Deniz ve bir öğretmen arasında geçmekte.
Deniz, kardeşini okula bırakıyor ve okula geç kalıyor.
Okula gelince apar topar sınıfa girince, "Pardon" diyip yerine oturuyor.
Öğretmen, "Dersimden çık." diyince öğretmene zorbalık burada başlıyor.
Ve diyalog...
Öğretmen: Yerine oturabileceğini söylemedim.
Deniz: Hocam, ben kardeşimi okula bıraktım da o yüzden geç kaldım. Çok pardon.
Öğretmen: Tamam da o senin sorunun. Benim dersime böyle elini kolunu sallayarak giremezsin.
Deniz: Dersinize girebilmek için ne yapmam gerekiyor hocam?
Öğretmen: Önce o "pardon" kelimesini lügatından çıkarman gerekiyor. Şu anda Fransa dersinde değiliz.
Öğretmen: Çık dışarı.
Deniz: Niye ya?
Öğretmen: Sen bana soru soramazsın, çık dışarı!
Deniz: Sordum ama.
Öğretmen: Ukalalık yapma! Çık dışarı!
Deniz: Hocam özür diledim işte ya. Ne oluyor yani?
Öğretmen: Bak sabrımı taşırıyorsun, çık!
Aras: Ya yeter hocam! Özür diledi, ne yapmasını istiyorsunuz tatmin olmak için? Ayağınıza mı kapansın yani?
Öğretmen: O nasıl söz öyle? Sen benimle nasıl konuşuyorsun?
Aras: Türkçe konuşuyorum, Fransızca dersi değil ya.
Öğretmen: Ukala herif. Sen var ya, bu okulda 3 gün bile barınamazsın. Yazık... Ananız babanız da sizden bir baltaya sap olacak diye bekliyor.
Aras: Benden beklentisi olan kimse yok, merak etmeyin.
Öğretmen: Seni de dersimde istemiyorum. Çık, çık dışarı! Çıkın ikiniz de!
Aras: Çıkarız, başka türlü tatmin olmayacaksınız.
Bunu bir dizi sahnesi olarak düşünmek, bizlere hayatımızı kazanmamız için var gücüyle çalışan değerli öğretmenlerimize haksızlık olur.
Şimdi size sorarım: Kahramanmaraş'ta öğrencilerini korumak için canından olan Ayla öğretmen...
Peki bu sahneyi izleyen Türk genci, öğretmene yapılan sözel zorbalığı normalleştirmeye başlarsa ne olur? Ki zaten bu okullarımızda var. Ya daha da çoğalırsa, önüne nasıl geçeriz?
Demem o ki...
Bu dizinin 1. bölümü aynı hafta içinde rahat 4 kez yayınlandı. Bu bölüm tekrarları için montajlanamaz mıydı? Bence yapılabilirdi.
Dizinin bu hafta 3. bölümü yayınlandı. Bu konuya değinmek aklımda olduğu için, dizide bir şeyler değişmiş mi diye bir bakayım dedim.
Yeni bölüm öncesi yayınlanan özetiyle izlemeye başladım.
Dizi, kanayan yaramız akran zorbalığınıda işliyor.
2. bölümde Teoman, Aras’ı bıçaklıyor.
3. bölümde ise zengin çocuk Teoman, fakir çocuk Aras ile alay ediyor.
Akran zorbalığı ve şiddetin her türlüsünün önüne geçemezken, bu tarz diziler oldukça nice analar, nice babalar ağlar.
Bizler elimizden geldiğince dile getirmeye ve söylemeye devam edeceğiz.
Mutlu ve güvenilir yarınlarda yeniden görüşmek üzere...
Hoşça kalın.