Aylarca, hatta yıllarca sahada görünmeyen; mesafeli duruşuyla eleştirilerin odağı haline gelen bir yönetici… Ve şimdi, sanki birileri düğmeye basmış gibi ardı ardına ziyaretler: esnaf turları, kurum temasları, hatır sormalar… Bu tablo “yoğun tempo” gibi sunulsa da gerçekte kaçırılmış yılların telafisi değil; paniğin cilalanmış halidir.
İnsan sormadan edemiyor:
Bu kadar geç gelen ilgi kime ne kazandıracak? Esnafa mı, mahallelere mi… yoksa yalnızca siyasi vitrinin parlatılmasına mı?
Bornova halkı şunu çok iyi biliyor: Bu yoğun temas trafiği, bugüne kadar sergilenen belediyecilik anlayışının bir parçası değildi. Aksine, halkla mesafe bir tercih olarak benimsendi. Eleştirilerin odağında da bu vardı. Şimdi ne değişti? Bir anda hatırlanan esnaf, yeni keşfedilen mahalleler, yeniden fark edilen vatandaş…
Dahası, bu yaklaşım sosyal demokrasiyle de açık bir çelişki taşıyor. Sosyal demokrat belediyecilik; halkla sürekli temas halinde olmayı, sorunları yerinde ve zamanında çözmeyi gerektirir. Vitrinden değil, sokaktan yönetmeyi… Ancak bugüne kadar ortaya konan tablo, bu anlayıştan oldukça uzak kaldı. Bu nedenle, bugün yapılan ziyaretlerin samimiyeti kadar, sosyal demokrasiyle ne kadar örtüştüğü de ciddi bir tartışma konusudur.
Bornova hep buradaydı.
Asıl soru şu: Siz neredeydiniz?
Siyasette bazı ziyaretler vardır; oy toplamak içindir. Bazıları hesap vermemek için yapılır. Ama bir de öyle ziyaretler vardır ki, akla tek bir ihtimal gelir: Bu, bir veda değil… veda öncesi son çırpınıştır.
Zamanlama manidar. Sorunlar büyümüş, eleştiriler birikmiş, güven aşınmış. Yıllarca süren sessizlik yerini ani bir hareketliliğe bırakmış. Ancak bu telaş, geçmişin boşluğunu doldurmak yerine daha görünür hale getiriyor.
Belki bu bir moral turu.
Belki yalnız kalmama çabası.
Ama Bornova sokaklarında dolaşan asıl soru çok daha net:
Bu kadar geç gelen ilgiye kim inanır?
Ve daha da önemlisi:
Bu ziyaretler gerçekten halk için mi, yoksa yaklaşan bir sonun provası mı?
Yoksa sosyal demokrasiyle bağını çoktan koparmış bir yönetim anlayışının son sahnesi mi?
Çünkü Bornova artık sadece yapılanları değil, yapılmayanları da hatırlıyor. Bazen en yüksek ses, zamanında çalınmayan kapılardan çıkar. Ve o kapılar, sandıkta soruya dönüşür.
Son söz yerine:
Piyonlar sahnede olabilir… ama oyunu kim kuruyor?
Ve daha kritik soru:
Bu oyunda neden hep geç kalınıyor?