BİR GAZETECİ NASIL TUTUKLANIR?

Türkiye’de bu sorunun cevabını arıyorsanız hukuk kitaplarını karıştırmanıza gerek yok. Bir gazetecinin yaşadıklarına bakmanız yeter.

Abone Ol

Halit Basık…
Hatay’da Onuncu Köy Gazetesi’nin sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü.
Ne yapmış?
Silah mı çekmiş?
Rüşvet mi almış?
Kamu malını mı yağmalamış?
Yok.
Belge istemiş. İhale sormuş. Kamu zararını araştırmış. CİMER’e başvurmuş. Haber yapmış.
Yani gazetecilik yapmış.
Sonuç?
13 Kasım 2025, tutuklama...
9 Ocak 2026, tahliye...
58 gün cezaevi...
Üstelik bir cezaevi yetmemiş, şehir şehir dolaştırılmış.
Kilis K tipi Cezaevi’ne gönderilmiş, ardından Adıyaman L tipi cezaevine…
Sen misin araştıran, sen misin sorgulayan, yazan?
Araştırdığı konular ne kadar “tehlikeliymiş” bakalım...
Kaymakamlık lojman ihaleleri…
Milli Eğitim ihaleleri…YİKOB projeleri…
Yüksek bedeller, mükerrer işler…
Demek ki mesele ciddi...
Çünkü bu ülkede bazen soru sormak suç değildir ama yanlış yere sormak risklidir.
Dosyaya bakıyorsunuz.
“İddialar sübut bulmadı” deniyor. Ama tutuklama var.
Mantık arayanlar için küçük bir not: Çelişki değil bu yeni usul olabilir (!)
Ortada: Kesinleşmiş yalan yok. Maddi çıkar yok. Hakaret yok.
Ama cezaevi var.
Şimdi asıl soruyu soralım.

Bir gazeteci kamu ihalelerini sorguladığı için tutuklanabiliyorsa, yarın hangi gazeteci kendini güvende hissederek sorgulayabilir, yazabilir?

Bir gazeteci devletin resmi başvuru kanalına başvurduğu için suçlanabiliyorsa devlet vatandaştan ne bekliyor?

Bir gazeteci haber yaptığı için özgürlüğünü kaybedebiliyorsa, haber yapmayan gazeteci makbul vatandaş mı sayılıyor, ödüllendirmeniz mi gerekiyor?

Bu mesele bir kişinin meselesi değildir. Bu mesele meslek meselesidir.Bu mesele kamu denetimi meselesidir. Bu mesele “rahatsız eden gazeteciye ayar verme” meselesidir.
Bugün biri girer çıkar. Yarın dosya büyür. Sonra sessizlik normalleşir. Ve en sonunda kimse soru sormaz.
İşte o gün her şey yolunda görünür. Çünkü kimse konuşmuyordur.
Basın özgürlüğü sustuğunda ilk kaybeden gazeteci değildir. Toplumdur.

Ve unutmayın, Onuncu Köy susmaz denir. Ama köy yalnız bırakılırsa, o sesi kısmak isteyen çok olur.