550 KİLOMETRELİK ADALET

Ergenekon davalarında tanık olmuştuk. Gömülü silahları elleriyle koymuş gibi buluyorlardı. İddia makamı “yıllar önce gömüldü” diyordu… Ama silahların sarıldığı gazetelerin tarihi, daha dün gömüldüklerini gösteriyordu.

Abone Ol

Silahları gömdüğü iddia edilen insanlar ise o tarihte cezaevindeydi.
Hücrelerindeydi.
Yani bırakın silah gömmeyi…
Güneşi bile sınırlı görebiliyorlardı.

Ama ne oldu?

Gerçekler anlatılamadı.
Avukatlar konuştu…
Sanıklar anlattı…
Ama sözler bir duvara çarptı, geri döndü.

O gün de “delil” vardı.
Bugün de var.

Ama ortak olan bir şey daha vardı:

Kurgu.

*

O gün baz istasyonları üzerinden “irtibat” kuruldu deniliyordu.
Bugün de aynı yöntem karşımızda.

Dosyayı açıyorsunuz…

Hukuk metni değil,
Bir senaryo okuyormuş gibi hissediyorsunuz.

*

Ekrem İmamoğlu’na yönelik “casusluk” davası da işte böyle bir dosya.

İddianamede öyle bir iddia var ki insanın aklı duruyor:

“Ortak baz.”

Savcılığa göre Hüseyin Gün ile Necati Özkan, Balıkesir’de aynı bazdan sinyal vermiş.

Yani aynı yerdeymişler.
Yani birlikte hareket etmişler.
Yani suçun delili bu.

*

Ama gerçek ne?

HTS kayıtlarına bakıyorsunuz…

Biri Marmara Adası’nda.
Diğeri İstanbul’da.
Aynı gün Ankara Esenboğa’da sinyal veriyor.

Aralarında kaç kilometre var?

En az 550 kilometre.

*

Şimdi soralım.

550 kilometre mesafeden ortak baz olur mu?

Olmaz.

Ama Türkiye’de bazı iddianamelerde olur.

Çünkü mesele artık gerçeği bulmak değil…
Gerçeğe rağmen suç üretmek.

*

Daha da çarpıcı olan şu, aynı dosyada Hüseyin Gün’ün mesajı var.

“En son 2019’da görüştük…” diyor.

Yani ortada yıllarca süren bir temas yok.
Bir bağ yok.
Bir örgüt ilişkisi yok.

Ama iddianamede ne var?

Casusluk.

*

Bu nasıl mümkün oluyor?

Çünkü yöntem belli.

Önce suçlama yazılıyor.
Sonra o suçlamaya uygun veri aranıyor.

Bulunamazsa… yorumlanıyor.
Yetmezse… zorlanıyor.

Ve sonuçta ortaya hukuk değil,
Bir hikaye çıkıyor.

*

Oysa hukuk nettir.
Baz kaydı nettir.
Ya aynı yerdesinizdir…
Ya değilsinizdir.

Arada yorum yoktur.
Arada niyet yoktur.

Ama 550 kilometrelik mesafe yok sayılıyorsa, orada artık hata değil…
Kötü zihniyet vardır.

*

Asıl tehlike de burada başlıyor.

Bugün 550 kilometre yok sayılır.
Yarın mesafe tamamen ortadan kalkar.

Sen İzmir’desin.
Ben Van’da…

Ama tavanda birileri çıkar,
“Ortak baz” der.

Bu bana o eski öyküyü anımsatıyor.

Kurt suyu bulandıran kuzuyu suçlar.
Oysa su yukarıdan aşağı akar.
Kurt yukarıda, kuzu aşağıda su içmektedir.

Ama kurt kararını çoktan vermiştir.
Kuzuyu yiyecektir.

**

Bugün “ortak baz” diye yazılan şey,
yarın “örgüt bağı” olur.

Bugün “yorum” denilen şey,
yarın “kesin delil” diye karşınıza çıkar.

*

Bu ülkede yıllardır aynı cümle söylenir:

“Adalet herkese lazım.”

Ama görüyoruz ki artık mesele sadece insanlar değil.

Kilometreler bile adalet arıyor.

*

Unutmayalım.

Eğer bir hukuk sistemi 550 kilometreyi görmezden geliyorsa,
orada sorun gözde değildir…

Vicdandadır.

Ve evet…

Orada kötü niyet vardır.