15 TEMMUZ DEMOKRASİYE SAHİP ÇİKAN BİR MİLLET...

Bu yazıyı kaleme almaktaki amacım, 15 Temmuz'u ve ülkemizin geçmişte yaşadığı askeri darbe girişimlerini unutturmamaktır.

Abone Ol

Aradan yıllar geçti. O gece 7 yaşında olan bir çocuk bugün 17 yaşında; liseyi bitirmiş, üniversite hayatına başlamış olabilir. Belki o geceyi hatırlamıyor. Ancak genç nesillerin, 15 Temmuz'da neler yaşandığını, demokrasinin nasıl bir bedelle korunduğunu ve milli iradeye nasıl sahip çıkıldığını bilmesi gerekir.

Eğer o gece millet meydanlara çıkmasaydı, darbe girişimine karşı durulmasaydı, bugün sahip olduğumuz huzur, birlik ve kardeşlik ortamı çok farklı olabilirdi.

Demokrasi eksikleriyle birlikte geliştirilebilir; ancak en kötü demokrasi bile darbelerden çok daha değerlidir. Çünkü demokratik sistemlerde iktidarlar sandıkta belirlenir ve yine sandıkta değişir.

Türk milleti, geçmişte yaşanan askeri darbeler ve vesayet girişimlerinden büyük acılar yaşamış bir millettir. Milletin sandıkta verdiği irade, zaman zaman silahlı müdahalelerle yok sayılmak istenmiş; üniformaların gölgesinde korku iklimi oluşturularak demokratik düzen hedef alınmıştır.

15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye, benzer bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. Milletin oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanı ve hükümeti, silah zoruyla görevden uzaklaştırılmak istendi. Ancak bu kez millet, iradesine sahip çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın televizyon aracılığıyla yaptığı meydanlara çıkma çağrısı üzerine milyonlarca vatandaş, siyasi görüşü ne olursa olsun demokrasiye sahip çıkmak için meydanlara indi.

Halkın gösterdiği kararlı duruş, darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında önemli rol oynadı.

Bu süreçte, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu tutum da birçok kesim tarafından devlet adamlığı örneği olarak değerlendirildi.

Demokrasiye ve milli iradeye verilen destek, farklı siyasi görüşlerin ortak paydada buluşabileceğini gösterdi.

15 Temmuz, Türkiye'nin demokrasi tarihine, millet iradesinin, silahın gücüne üstün geldiği bir gece olarak geçti. O gece sadece bir darbe girişimi engellenmedi; aynı zamanda milletin iradesine sahip çıkma kararlılığı da tüm dünyaya gösterildi.

Cumhurbaşkanının halka yaptığı çağrı, milyonlarca insanın cesaretle meydanlara çıkmasına vesile oldu. O gece insanlar tankların önüne geçerek, demokrasiyi ve geleceklerini savundu. Bugün gençlerimizin özgürce eğitim alabiliyor, düşüncelerini ifade edebiliyor ve demokratik bir ortamda yaşayabiliyor olması; o gece verilen mücadelenin önemini daha iyi anlamamızı sağlamaktadır.

15 Temmuz'u unutmamak ve unutturmamak, gelecek nesillere karşı ortak sorumluluğumuzdur. Çünkü demokrasi, ancak ona sahip çıkıldığında güçlü kalabilir.