İzmir Haberleri

Türk ordusunun İzmir'e girişi hangi tarihte gerçekleşti? O sabah tarih yazıldı!

15 Mayıs 1919'da Yunan birliklerinin Kordon'a ayak basmasıyla başlayan işgal, kent için karanlık bir dönemin kapısını açtı. Gazeteci Hasan Tahsin'in sıktığı ilk kurşun, milli direnişin de simgesi haline geldi. Şehir, üç yıldan uzun süre kurtuluş gününü bekledi.

Abone Ol

Türk ordusunun İzmir'e girişi 9 Eylül 1922 sabahı gerçekleşti. Süvari birlikleri o sabah Kordon'dan şehre girdi ve işgal yıllarını sona erdirdi. Bu tarih, yalnızca bir kentin değil, aslında bütün bir milletin bağımsızlık mücadelesinin zaferle taçlandığı an olarak hafızalara kazındı.

Türk ordusunun İzmir'e girişi öncesinde neler yaşandı?

Yolun başlangıcı 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz. Türk ordusu, 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile düşman kuvvetlerinin belkemiğini kırdı. Mustafa Kemal Paşa'nın "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" emriyle birlikler batıya yöneldi. Geri çekilen işgal kuvvetlerini takip eden ordu, yaklaşık iki haftalık bir harekatla Ege'nin kapısına dayandı. Bu hız, askeri tarih açısından bugün bile dikkatle incelenen bir başarı sayılıyor.

Türk ordusunun İzmir'e girişi nasıl gerçekleşti?

9 Eylül sabahı Fahrettin Paşa komutasındaki süvari kolordusuna bağlı öncü birlikler kente ulaştı. Yüzbaşı Şerafettin Bey'in hükümet konağına Türk bayrağını çekmesi, kurtuluşun resmi anı olarak tarihe geçti. Aynı gün Kadifekale'de de bayrak dalgalandı. Sokaklara dökülen İzmirliler, üç yılı aşkın hasretin ardından askerleri gözyaşlarıyla karşıladı. Mustafa Kemal Paşa ise ertesi gün kente geldi ve coşkuyla karşılandı.

Türk ordusunun İzmir'e girişi neden bu kadar önemli?

İzmir'in kurtuluşu, Kurtuluş Savaşı'nın fiilen sona erdiği nokta kabul ediliyor. Bu zaferin ardından imzalanan Mudanya Ateşkesi ile silahlar sustu, ardından gelen Lozan Antlaşması yeni devletin uluslararası tapusunu tescilledi. Yani 9 Eylül, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ne giden yolun dönüm noktası. Bugün İzmir her yıl 9 Eylül'de kurtuluşunu büyük törenlerle kutluyor; fuardan üniversiteye kadar kentin pek çok simgesi de adını bu tarihten alıyor. Şehrin kimliğiyle bu kadar iç içe geçen başka bir tarih bulmak gerçekten zor. O sabah Kordon'da yaşananlar, kuşaktan kuşağa anlatılan bir kurtuluş hikayesi olarak yaşamaya devam ediyor.