Son Mühür- İzmir’de yerel yönetim ve iş dünyasını sarsan ihaleye fesat karıştırma operasyonunda, kilit isimlerin tutuklanmasının ardından Egeşehir A.Ş. cephesinden ilk resmi hamle geldi. Şirket, tutuklama kararlarını "hukuki gerekçeden yoksun" olarak tanımlarken, operasyonun kurumsal kimliği hedef alan bir algı çalışmasına dönüştüğünü savundu.
Neler yaşandı?
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin düğmeye basmasıyla başlamıştı. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlamalarıyla yürütülen soruşturmada hedef; İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON’un Örnekköy kentsel dönüşüm projesi kapsamındaki ihaleleriydi.
Operasyonun ilk dalgasında gözaltına alınan Egeşehir A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ekinci, İZBETON eski Genel Müdürü Hüseyin Sezer, iş insanları Muzaffer Özpolat ve Salih Eren, karakoldaki işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. İzmir gündemine bomba gibi düşen bu kararın ardından gözler, adı soruşturmayla anılan kurumlara çevrildi.
"Delil yok, algı var"
Tutuklama haberlerinin ardından sessizliğini bozan Egeşehir A.Ş., kamuoyuna yönelik kapsamlı bir savunma metni yayınladı. Şirket yönetimi, mahkemenin kararını sert sözlerle eleştirdi. Dosyada somut hiçbir delilin yer almadığını öne süren kurum, savunma tarafınca sunulan emsal yargı kararlarının ve kesinleşmiş hükümlerin mahkeme heyeti tarafından dikkate alınmadığını iddia etti.
Egeşehir tarafından yapılan yazılı açıklamanın ise tamamı şu şekilde;
""İzmir'de Operasyon", "Egeşehir'e Operasyon" başlıklarıyla basında yer alan haberler üzerine şirketimiz adına kamuoyunu doğru bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur.
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş.'nin Örnekköy 3. ve 4. etap ikmal ihalesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Egeşehir A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Süleyman Ekinci ile İZBETON'un önceki Genel Müdürü Sayın Hüseyin Sezer hakkında tutuklama kararı verilmiştir.
Tutuklanmayı uzun bir süredir normalleştirmeye çalışan, tutuklanmanın bir tedbir olduğunu dikkate almayan, adli kontrol tedbirlerine başvurmayan, hukuki gerekçelerden yoksun çok sayıda tutuklamanın yine adalet mekanizmasının adaletiyle çözüleceğine inanmak istiyoruz.
Soruşturma dosyasında somut herhangi bir delil sunulmamıştır. Tutuklanmaya neden olabilecek somut bir delil bulunmazken, dosyaya sunulan lehe yargı kararları dikkate alınmamıştır. Konuya ilişkin yargı kararları ile sabit bir durum varken kesinleşmiş yargı kararları görmezden gelinmiştir.
Önemle belirtmek isteriz ki; soruşturmaya konu dosya ile Egeşehir'in kurumsal faaliyetleri arasında herhangi bir bağ bulunmamaktadır. Buna rağmen kamuoyunda yaratılmaya çalışılan algı, doğrudan kurumumuzu hedef haline getirilmeye çalışılmaktadır.
Sayın Süleyman Ekinci, görev süresi boyunca emeği, çalışkanlığı ve kamu yararını önceleyen yönetim anlayışıyla hareket etmiş; kurumumuzun gelişimine önemli katkılar sunmuştur. Kendisinin mesleki birikimi ve yönetsel sorumluluk anlayışı, Egeşehir'in son dönemde ortaya koyduğu kurumsal gelişimde etkili olmuştur.
Ancak bilinmelidir ki bu süreç Egeşehir faaliyetlerini durdurmayacaktır. Şirketimiz; konut, çevre, müşavirlik, proje geliştirme ve diğer tüm faaliyetlerini aynı ciddiyet, sorumluluk ve kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir. Kamu yararını esas alan çalışmalarımızın kesintiye uğramaması, kurumumuzun temel önceliğidir.
Hukukun üstünlüğünün herkes için eşit biçimde uygulanması gerektiğine olan inancımız tamdır. Hukuk düzeni içerisinde yürütülecek sürecin sonunda adaletin gereğinin yerine geleceğine inanıyor; Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Süleyman Ekinci ve diğer tutukluların en kısa sürede özgürlüğüne kavuşmasını temenni ediyoruz.
EGEŞEHİR A.Ş."